oyun-inceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun-inceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2013 Çarşamba

İnceleme: Dota 2

İnceleme: Dota 2Dünyanın en çok oynanan çevrimiçi oyunlarından biri haline gelen DOTA 2 Valve'deki profesyonel geliştirici ve sanatçı takımının yardımıyla sonunda fikirlerini tam ürüne dönüştürme fırsatı vermesinin bir sonucu olarak oyunseverlere sunulmuştur.
Her kahraman 1. seviyeden başlayıp çoğu zaman 25. seviye sınırına ulaştığı için RYO demek de doğru olmaz.
Oyunun satış fiyatı 29,99 dolar olarak belirlendi. Şimdilik sadece Windows üzerinde çalışıyor. Türkçe desteği var.
dota-2- dota-2--
İlgili Aramalar: Dota 2,Dota 2 indir,İnceleme: Dota 2

1 Mart 2013 Cuma

Crysis 3 Oyun İnceleme

Crysis 3 İncelemesi

Yerli gururumuz Yerli kardeşlerin firması Crytek tarafından oyuncularla buluşturulan Crysis, çıkışıyla beraber oyun piyasasında bomba etkisi yaptı. Harika grafikleri, kısmen açık diyebileceğimiz dünyasıyla bizleri nefes kesen bir ada macerasına konuk etti.
Temelde Far Cry’da uygulanan formülü bir adım öteye taşıyan Crytek, Nanozırh gibi oyun dinamiklerini doğrudan değiştiren elementlerle Crysis’e daha stratejik bir hava kattı. Üstelik oyunu bir de Türkçe dil desteğiyle Türkiye’ye özel bir fiyattan çıkaran Crytek, yerli oyuncuların gözünde en önemli firmalardan biri haline geldi.
İlk oyunla hız kazanan Crytek daha sonra Crysis Warhead, Crysis 2 oyunlarını çıkararak Crysis’i başlı başına bir marka haline getirdi. Bu markanın son halkası Crysis 3’teyse serinin hikayesini sonlandırarak nihayete erdiriyor.
Dünya’nın Kaderi Elinizde
Crysis 3, ikinci oyunun 24 yıl sonrasında geçiyor. Baş karakterimiz Prophet, New York’a adımını attığı anda C.E.L.L tarafından yapılan devasa Nanodome’un şehri sardığını görür. Bunun üzerine duruma el koyan Prophet’ın Dünya’yı kurtarma savaşına katılırız.
Crysis 3 hikaye bakımından  güçlü yönlere sahip. Kimi zaman bazı insani değerleri sorguluyor. Ancak hikaye genel akışı klişeleri çok fazla barındırıyor. Bununla beraber yer yer sunumun zayıflaması da bazen sizi hikayeden koparabilir.
Buralar Hep Betondu
Crysis bizi olabildiğince açık bir alana bırakmıştı. Crysis 2’deyse bu alanlar biraz daha daralmış, daha çok şehir içinde bir çatışma ortamı yakalanmıştı.
Yeni oyunumuzdaysa bu iki oyunun arası yakalanmış diyebiliriz. Crysis 3, ne ilk Crysis kadar geniş alanlar sunuyor ne de ikinci Crysis kadar bizi sıkıştırıyor. Bu denge, Crysis 3’ün mekan seçimi içinde geçerli. İlk oyun kadar ormanlık alanlarda çarpışmasak da ikinci oyundaki gibi şehrin göbeğindeymişiz havası da yaşamıyoruz.Crysis 3’te ortaya çıkarılan mekan profili, ağır orman istilasına uğramış bir şehir görüntüsü çiziyor. Görsel anlamda tatmin edici.
Mekan ve açık alanların oynanışa etkisinden bahsedelim biraz da. Öncelikle yeni Nanozırhımız ikinci oyundakine göre daha gelişmiş bir şekilde karşımıza çıkıyor. Ama büyük bir değişiklik beklemeyin. Ufak tefek geliştirmeler dışında neredeyse ikinci oyundakiyle aynı.
Güç, hız, görünmezlik gibi temel özelliklerimiz Nanozırhımız’da gene kendine yer buluyor. Bu özellikleri nasıl kullandığınız sizin oynanışınızı belirleyecek temel unsur. Fakat bir küçük not, eskisi kadar gizli gitmek kolay değil. Görünmezlikten çıktığınız anda eğer bir cismin arkasında değilseniz çok uzak mesafelerden bile (ama gerçekten çok) düşman tarafından görülebiliyorsunuz. Tekrardan gizlenmek kolay ancak düşmanlar artık sizin orada olduğunuzu anlıyor ve destek çağırıyorlar. Normalde çok abartı olan bu uzak mesafeleri görme durumunu, düşmanların teknolojik olarak gelişmişliğine vererek kılıfına uydurabiliriz.
Bu noktada hemen yapay zekadan söz etmek gerek. Düşman yapay zekası etrafını sezme ve bulunduğunuz delikten sizi çıkarma konusunda oldukça başarılı. Çoğu zaman kalabalık bir halde gezen düşman grupları, kendi aralarında ikili gruplara ayrılarak etrafı araştırıyorlar. Eğer bu ikiliden birini sessizce öldürürseniz yanındaki kişi duruma uyanıyor ve ufak çaplı bir alarma geçiyor. O esnada görünmez olsanız bile bulunduğunuzu düşündüğü yere bomba atarak sizi saklandığınız delikten çıkarmaya çalışıyor. Bu işte de oldukça başarılılar. Rakip FPS oyunlarına oranla Crysis 3 yapay zeka konusunda oldukça başarılı.
Nanozırh’ın ufak tefek farklılıklar dışında neredeyse ikinci oyundakiyle aynı olduğunu söylemiştim. Bu ufak tefek farklılıklardan biri “upgrade sistemi”.
Upgrade sistemi sayesinde Crysis 3’te de, Crysis 2’deki gibi zırhınızı geliştirebiliyorsunuz. Ama bunun için uzaylıların içinden çıkan enerjiler yerine, oyun boyunca etrafta bulacağınız nano geliştirme parçalarını topluyorsunuz. Upgrade kısmıyla ilgili değişen tek şey bu değil. Artık 4 farklı kategoride sergilenen geliştirebileceğiniz bir çok yetenek arasından kendi kombinasyonunuzu çıkarabiliyorsunuz. Seçtiğiniz 4 tane yeteneği yan yana getirerek 3 tane slota koyabilir, bu slotlar arasında hızlıca geçişler yaparak duruma uygun yeteneklerinizi oyun esnasında seçebilirsiniz. Gizlice gittiğiniz anlarda gizliliğe uygun yeteneklerinizi, zor kullanma gerektiren durumlarda güçle alakalı yeteneklerinizi kullanabilirsiniz.

Grafikler - Sonuç

Gözünüzü Alamayacaksınız
İlk Crysis’in en vurucu noktası grafikleriydi. 2007 yılında sadece PC’ye çıkan oyun hala grafik anlamında pek çok rakibini gerisinde bırakabilecek güçte. Devam oyunlarında da bu başarıyı koruyan seri, son oyunu Crysis 3’le de adına yakışır bir performans ortaya koyuyor. Her ne kadar Crysis 2’yle arasında çok fark olmasa da bu zamana kadar gördüğünüz en iyi grafiklere sahip oyunlar arasında kendine yer buluyor. Yalnız bu noktada Crysis 3’ü konsol ve PC versiyonu diye ikiye ayırmak gerek.
Crysis 3
Günümüz konsolları hali hazırda ömürlerinin sonuna yaklaştılar. Donanım olarak şu anki oyun PCleriyle yarışamayacak durumda olan konsollarla PC’yi aynı kefeye koymamak gerek. Crysis 3’ün PC versiyonu görsel anlamda makinenizi oldukça zorlayacak ancak size harika grafikler bahşetmekten de geri kalmayacak. Oyunun konsol versiyonuysa Crysis 2’nin biraz daha üstüne çıkarak konsollarda görebileceğiniz en iyi grafikleri sizlere sağlıyor. Fakat bir rahatsız edici eksiklik var. O da oyunun konsol versiyonunda su altı grafiklerinin olmaması.
Su altına girdiğiniz anda önünüz kararıyor, nereye gittiğinizi göremiyorsunuz. Suyla çok işiniz olmuyor belki ama suya işiniz düştüğü zaman bu durum sinirinizi hoplatıyor. Tepenizdeki helikopter ateşinden kaçmak için su altına girdiğinizi düşünün, nereye gittiğinizi göremeden körlemesine su altında ilerlemeye çalışıyorsunuz. Kulağa çok hoş gelmiyor di mi?
Neyse ki oyunun PC versiyonunda böyle bir problem yok. Crysis 3, PC’de harika bir iş çıkarıyor. Ama PC donanımı yetenlere. Oyunun yüksek sistem ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir makineniz varsa görsel ziyafetin tadını çıkarabilirsiniz.
Bir Boy Büyük Nanozırh Alalım, Seneye de Giyersin
Buraya kadar anlattıklarım genelde Crysis 3 adına pozitif şeyler içeriyordu. Ama yazının sonuna gelmişken Crysis 3 adına en büyük iki eksiği paylaşmazsam olmaz. Bunlardan biri oyunun tek kişilik hikaye modunun çok kısa olması. Normal seviyede 6 saatte bitirebileceğiniz oyunda yan görevleri de işin içine katarsanız süreyi biraz daha uzatabilirsiniz. Ama gene de Crysis 3, Crysis’in eski oyunlarına göre oldukça kısa bir süre sunuyor.
İkinci eksiyse Crysis 3 duyurulduğundan beri oyuncuların dilinde dolaşan bir konu. Oyunun ilk tanıtım videolarından sonra oyuncular Crysis 3’ün çok fazla farklılık içermediğini, olsa olsa bu oyunun Crysis 2.5 olacağını, belirtmişlerdi. Tahminler doğru çıktı diyebilirim. Crysis 3 her ne kadar oldukça kaliteli bir FPS olsa da size Crysis 2’nin üstüne fazla bir yenilik katmıyor. Upgrade sistemi, hikaye, biraz daha cilalanmış grafikler ve yeni bir yay/ok silahı dışında Crysis 3, temelinde önceki oyunla aynı oynanış mekaniklerini taşıyor. Bu arada hazır ok demişken, videolarda üstünde durulan bu ‘yay/ok’ konusunu da laf arasına sıkıştırmak gerek.
Crysis 3
Ok Yoluna Gitmek
Crysis 3’le gelen yay/ok, oynanışı taktikselleştirmek adına eklenmiş. Yayınızı kuşandığınız anda kullanabileceğiniz 5 farklı ok tipi sunan silah; düşmanları ister gizlice tek vuruşta öldürmenize, ister elektrik atarak çarpmanıza, isterseniz de patlatmanıza izin veriyor.
Yay-ok ikilisinin oyuna eklenmesi iyi olmuş. Ancak cephane açısından sıkıntı yaşamamanız için attığınız okları toplamayı unutmayın. Yoksa oyunun büyük bir kısmını bu ikiliden mahrum geçirirsiniz.
Yay-Ok ikilisi için açtığımız parantezi kapattıktan sonra oyunun genel değerlendirmesine devam edebiliriz. Ne diyorduk? Oyunun yeterli yenilik içermemesi ve kısa olmasından bahsediyorduk. Oyunun multiplayer’ında bol bol zaman geçireceğim, diyenler için ana senaryonun kısa olması bir eksik sayılmayabilir. Ama multiplayer oynamayı düşünmeyen oyuncular oyunun süresini göz önüne alarak oyuna yanaşsınlar.
Bu eksiklikleri de işin içinde katıp oyunu değerlendirmeye aldığımızda elimizde hala çok kaliteli bir FPS oyunu kaldığı bariz bir gerçek. DmC Devil May Cry’la açılış yaptığımız yeni yılda Dead Space 3’le biraz hayal kırıklığına uğramıştık. Ancak Crysis 3 bize bu hayal kırıklığını tekrar yaşatmıyor ve senenin en iddialı FPS oyunları arasına adını şimdiden yazdırıyor.
Editör Puanı
Hikaye7,5/10
Oynanış8,9/10
Grafik9,6/10
Ses8/10
Çoklu Oyuncu Modu8/10
Ortalama8,9/10




İlgili Aramalar: oyun inceleme,crysis 3 inceleme

14 Ocak 2013 Pazartesi

WWE '13 - Oyun İnceleme

Oyun İnceleme

Amerikan güreşi, yurt dışında inanılmaz derecede reyting alan bir spor dalı. WWE ise şova dayalı bir kuruluş. Ülkemizde de eski zamanlardan beri çok tutulmuş durumda. Dizi niteliğinde hikayelerle birlikte güreş tutkunlarını hayran bırakan sahnelerle, (her ne kadar sahte ve eğlenceye dayalı bir güreş olsada) izlenme oranının bir hayli yüksek olduğunu kimse inkar edemez sanırım. Güreş oyunlarına baktığımızda ise, her yıl THQ çatısı altında geleneksel haline gelen WWE oyunları, yine bu yıl serinin en gerçekçi oyunu olarak gösterilen WWE'13 ile birlikte bizleri yeniden ringlere çağırıyor. Bakalım THQ firması önceki oyunlardan sonra seriyi ne kadar ileriye taşımış...

It's Clobberin' Timeeeeeee! 
WWE '13'ün ana menüsünde dolaştığımız an itibari ile her sene olduğu gibi yeni yapımın yine zengin içeriklere sahip olduğunu görüyoruz. 1'e 1, 2'ye 2 maçlar haricinde kafes maçları, Royal Rumble, Submission ve Extreme Rules gibi klasik maçlar yapabiliyoruz. Ayrıca bu sene 3 tane yeni maç çeşidi eklenmiş. Bunlar, yıllardır beklenen I Quit Match, Special Guest Referee ve en son karşımıza SVR 2009 oyununda çıkan King Of The Ring turnuvası da serinin yeni oyuna dahil olmuş. Zaten oldukça zengin bir içeriğe sahip olan oyun, bu yeni maç içerikleri ile birlikte eğlence sayısını iki katına çıkarmış ve işin absürd boyutuna ulaşmış.


Let's Go Cena, Cena SUCKS!
Oyun modlarına baktığımızda ise, önceki yıllardaki Road To Wrestlemania modu kalkmış ve yerine, belki de en çok beklenilen Attitude Era modu eklenmiş. Eski güreş severler bilir, 1998 ve 2002 yıllar arası Attitude Era dönemi başlamış, ve o zamanların en önemli parçalarından olan The Rock ve Steve Austin gibi güreşçilerin akıl almaz rekabetleri boy göstermişti. Artık WWE ‘13 ile birlikte Attitude Era dönemini tekrardan yaşayacağız. Atttidute Era moduna girdiğimizde, bizleri D-Generation X, “Stone Cold” Steve Austin, Mick Foley, The Rock, Bret Hart, Kane ve the Undertaker gibi ana senaryolar ile karşılaşıyoruz. Tabii ondan sonra Wrestlemania'ya kadar yolunuz var. Ama İlk önce D-Generation ile başlayıp sonra kilitli olan diğer senaryoları açmaya çalışmanız gerekecek.

Peki bu senaryoları nasıl açabilirsiniz? Örnek olarak diyelim ki senaryo gereği Shawn Micheals'ı seçip, Bret Hard ile maç yapıyorsunuz. Maç esnasında select tuşuna basarsanız, orada yapmanız gerekenler çıkıyor ve siz de onları harfiyen yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Bu şekilde, sıra sıra en tepeye ulaşıyorsunuz. Şunu da belirtmeliyim, her maç için 1 veya 2 tane bonus görev çıkıyor. Onları da yerine getirirseniz, yeni güreşçiler veya açılabilir kıyafetler gibi çeşit çeşit bonuslar kazanabiliyorsunuz. 100 tane açılabilir içerik olduğunu düşünürsek, biraz dişinizi sıkmanız gerekebilir. 

Daha oyun modlarının bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. SVR 2011 ile birlikte gelen WWE Universe modunun 3.0 versiyonu WWE 13'ile birlikte gelişmiş bir şekilde geri dönüyor. Sezon modu olarak adlandırabileceğiniz bu mod, önceki senelere göre daha da çeşitlenmiş. Haftalık Raw, Smackdown, WWE Superstars gibi şovların maçlarını kendiniz ayarlayabilir, istediğiniz gibi maç türü yaratabilirsiniz. Her güreşçinin bir dostu ve düşmanı var. Bunları siz kendiniz şekillendirebiliyorsunuz. Artık sezon modunun ara sahnelerine yeni bir özellik eklenmiş. Diyelim siz maçı kazandınız ve rakibiniz yanınıza geliyor. Oyun, size üç seçenek veriyor; ya rakibinizin elini sıkacaksınız, ya direk ringi terk edeceksiniz veya karşınızdaki güreşçiye dayak atacaksınız. Bunun gibi seçimler, sezon moduna gayet güzel bir hava katmış .


Oyun modlarına son noktayı koymadan önce, Create a Arena gelişmiş bir şekilde tekrar seriye geri dönüyor. Artık sadece ringin etrafını değil, ringe giriş yerlerini bile istediğimiz gibi ayarlayabiliyoruz. THQ özgürlük konusunda yine oyunculara güzel yenilikler sunmuş. Logo tasarlama, güreşçi yaratma, gibi en ince detaylara kadar inen firmanın yine başarılı bir iş yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim.

True Best In The World!
Bu yıl WWE'13 ile birlikte seride önemli değişiklikler var. Bunlardan bir tanesi WWE LIVE özelliği. Bu sistem ring içindeyken gerçekçi maç atmosferini oluşmasına yarıyor. Oyunun ses efektleri ciddi bir şekilde değişime uğramış. Özellikle seyirci sesleri ve tezahüratları çok gerçekçi olmuş. Ayrıca, fizik motoru çok iyi bir şekilde çalışıyor. Anonsör masasına rakip güreşçiyi koyup, ringin üstüne çıkıp atlarsanız ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız...

Yapımın grafiklerine değinecek olursak, önceki oyuna göre grafiklerin daha temiz ve daha canlı olduğunu söyleyebilirim. Ring içindeyken, atmosfer gayet iyi. Bir de seyirci ses efektlerini ekleyecek olursak karşımıza çok gerçekçi bir görüntü çıkıyor. Karakter modellemelerinde bu sene THQ dersine iyi çalışmış diyebilirim. Fakat WWE'13 bu kadar özelliğe rağmen maalesef kusursuz değil. Oyunda gözle görünen ciddi hatalar mevcut. Ayrıca online seçeneklerinde yine gecikmeler ortaya çıkıyor. THQ’nun bu tip sorunları ortadan kaldırmak için acilen bir yama çıkartması gerek.

WWE'13’ün animasyonları için, yine geçen yıla göre değerlendirme yaparsak, hareketlerin daha akıcı ve odunluktan yoksun olduğunu söyleyebilirim. Yani bu sefer tam istendiği gibi hareketler akıcı ve gerçekçi olmuş. Tabii ki oyundaki hareketlerin daha akıcı olmasının en büyük etkisi Predator Technology'nin gelişmiş versiyonunu kullanılması. 


Kontroller ise WWE 12'den farklı değil. Yine X tuşu ile rakibimizi kavrayıp, X tuşuna ve gerekli yön tuşlarına basarak kolayca hareketlerimizi yapıyoruz. Eğer siz de WWE 12'nin kontrollerine alışıksanız, yeni yapımın kontroller açısından pek sıkıntı çekmeyeceksiniz.

Kır belini adamım!
Hazır konu kontrollerden açmışken son olarak seriye yeni eklenen Spectacular Moments'lardan da bahsedelim. Bu özellikler ile birlikte, kafesin üstünden rakibinizi acımasız bir şekilde aşağıya atabilir, bariyerleri kırabilir, iki tane Super Heavyweight güreşçisini seçip ringi kırabilirsiniz. Bu olaylara WWE LIVE sistemi de devreye girdiğinde, sizi inanılmaz derecede havaya sokuyor.
WWE'13’e eklenen yeni bir özellik ise ''OMG''. Bu özelliğe sahip bir güreşçi seçerseniz, rakibinizi havadayken quick time events ile size sunulan tuşa doğru zamanda basarsanız rakibinizi, kendi bitirici hareketi ile saf dışı bırakabilirsiniz. Gerçekten görülmesi gereken özelliklerden birisi olmuş.

Online kısmına geçecek olursak, önceki yıllardan beri oyunun online kısımlarında yine donmalar, takılmalar ve lag’lar mevcut. Geçen yıla göre sunucular biraz daha hızlı ama kesinlikle yeterli seviyede değil. Bir yama çıkartılana kadar sorunlar ile başa çıkmak zorundasınız. Neden hala firma önlemini almıyor, bunu anlamak oldukça güç.

WWE 13'te Attitude Era güreşçileri ve DLC'ler ile birlikte toplamda 103 tane güreşçi mevcut. Önceki yıla göre bir hayli fazla olan güreşçi sayısı, gayet yeterli bir miktara ulaşmış. Yazımın sonlarına geçerken kısa bir değerlendirme yaparsak, WWE ‘13 kesinlikle serinin en iyi oyunu olmuş. Yine oyunda gözle görünen hatalar mevcut, fakat geçen senelere göre daha çok gelişmiş oyun motoru, atmosfer, sesler ve dolu dolu içerik ile birlikte yeni yapım, seriye farklı bir ivme kazandıracak gibi. Kesinlikle bütün oyun ve güreş severlerinin edinmesi gereken oyunlardan bir tanesi.

merlininkazanı
İlgili Aramalar:WWE '13,WWE '13 İnceleme,WWE '13 Oyun İnceleme,WWE '13 İndir,WWE '13 Full İndir

3 Aralık 2012 Pazartesi

Far Cry 3 İnceleme

Far Cry 3 İnceleme,Oyun İncelemeleri
Far Cry 3 sizi cennet görünümlü bir adada cehennem yolculuğuna çıkarıyor. Hayatta kalmak için tek çıkar yol kanlı bir mücadele. Gizlenmeli, avlanmalı, dikkat etmelisiniz... Çünkü burası diplomalı psikopatların mekanı!


Far Cry 3 Video İnceleme


Tropikal bir adaya düşerseniz karşılaşmak istemeyeceğiniz tek şey: Terörist
Far Cry 3, fazlasıyla sinematik bir oyun olmuş. Hazırlanan sahneler, kamera açıları ve geri planda aksiyona göre eşlik eden müzikler, serinin en filmsi oyununu ortaya çıkarmış diyebiliriz daha en baştan!
Oyunumuz, Far Cry 1 ile benzer bir açılışa sahip. Genç bir arkadaş grubu, talihsiz bir kaza sonucu kendilerini daha önce görmedikleri bir adada buluyor. Kontrolü ele almalarına fırsat kalmadan, adayı yönetme peşinde olan terörist güçlerin eline düşüyorlar. Yönettiğimiz Jason Brody de onlardan biri. Kısa süre sonra kendimizi kurtarmayı başarabiliyoruz, ama bu yeterli değil. Adadan kaçmak için Jason'ın kardeşini, sevgilisini ve arkadaşlarını da teröristlerin elinden kurtarmalıyız. Ancak bu hiç de kolay değil. Tanıtım videolarında da sıklıkla gördüğümüz, iyi bir imaja, ama asabi bir yapıya sahip Vaas isminde düşmanımız var.
Peki ne yapmalıyız? Vahşi bir adadayız. Etrafta zehirli yılanlardan ayılara kadar birçok vahşi hayvan var. Düşman topluluk zaten malum. Daha önce hiç adam öldürmemiş biri olan Jason, bunca silahlı adam karşısında ne yapabilir? Tabii ki ittifak kurarak. Merak etmeyin, bu civarlarda iyi insanlar da var. Bir süre sonra Dennis ile tanışıyoruz ve adadaki yaşam konusunda bilgi aldıktan sonra bir anlaşma yapıyoruz. Buradan kurtulmak istiyorsak, Dennis ve adamlarıyla birlikte o terörist gruba karşı savaşacağız. Tamam o halde!
Silahımızı kaptığımız gibi yoldayız. Gidilecek o kadar çok yer var ki, hepsini toplarsak saatlerinizi, hatta günlerinizi bile alabilir. Büyük ve keşfedilebilir bir haritadayız. Her noktası farklı bir sürpriz, farklı bir detay saklıyor.
Minik bir kulübeden koca bir adaya açılan kapı
Öncelikle ufak bir tane kulübemiz var. İçerde bir yatak, bir de silah dolabı dikkat çekiyor. Görev tamamladıkça elde ettiğimiz para ve XP puanlarıyla buradan yeni silahlar alabiliyoruz (Silah satan dükkanlar da var etrafta). Hepsi bu da değil. Skill ve Craft başlıkları da dikkat çekiyor silahların hemen yanında. Şöyle ki, adada gezmeye başladığınızda birçok parlayan bitki göreceksiniz ve toplayabiliyorsunuz bunları. Her biri farklı bir amaca hizmet ediyor. Bandaj yapmak, sağlık iksiri hazırlamak gibi işlerinizi görebiliyorsunuz. Hayvanları öldürdüğünüzde de etleri ve kabukları işinize yarayabiliyor.
Skill kısmı ise, yeteneklerimizi geliştirmekle alakalı. Daha hızlı koşabilir, daha hızlı yüzebilir, daha net nişan alabilir ya da bıçakla daha fazla kişiyi rahatlıkla öldürebiliriz. Bunları, elde ettiğimiz puanlarla kendimiz seçip, aktif hale getirebiliriz.
M tuşuna basıp, haritayı açtığımızda, birçok detay çıkıyor karşımıza. Kasabalar, hayvanların yoğun olduğu av bölgeleri, hızlı seyahat noktaları ve daha fazlası. Gezinti yaptıkça haritadaki gizli yerleri de açığa çıkarabiliyoruz. Hızlı seyahat noktaları, daha önce gitmiş ve hakimiyet kurduğumuz bölgelerde yer alıyor. Eğer sonraki görevimiz o bölgelere yakın bir yerdeyse, öncelikle bu noktalara geliyoruz, buradan göreve gidiyoruz. Onca yolu yürümeye veya arabayla gitmeye gerek yok.
Silah kullanmayı öğrendikten sonra gerisi basit...
Görevlerimizden pek bahsetmeme gerek yok sanırım. Baskın yapıyor, kamplara sızıyor, sabotaj gerçekleştiriyor, arabayla geziyor, yüzüyor, uçuyor, heyecanlı kovalamacalarda yer alıyoruz. Kısaca böyle özetleyebiliriz. Asıl önemli olan ise, bizim yaklaşım tarzımız. Kendimizi ortaya atıp Rambo gibi de davranabiliriz, bir suikastçı gibi gizli de hareket edebiliriz. Her davranışımızın bir puan karşılığı bulunuyor. Suikastçılık Far Cry serisinde yeni bir adım ve bıçak kullanımını ilk kez bu kadar ön plana çıkarıyor. Biraz bahsedelim...
F tuşuna basarak bıçağımızı normal kullanabiliyoruz. Ancak gizlice düşmana yaklaşıp, arkasından saldırmak istersek işler değişiyor ve daha kanlı bir hal alıyor. Tek bitirici hamleyle öldürüyoruz ve puan kazanıyoruz. Bu bitirici hamleler her defasında değişebiliyor. Yeter ki düşmanlara görünmeyelim ve art arda başarılı ölümler gerçekleştirelim. Böyle yaparak koca bir düşman kampını ele geçirebilirsiniz ve gerçekten de çok zevkli.
Ana görevlerin dışında, bir de yan görevler bulunuyor. Sizin kontrolünüzde olan yerleşim yerlerinde denk geliyorsunuz, panolarda ilanlar var; şu hayvanlardan şu kadar öldür, şu teröristi etkisiz hale getir gibi. Hatta jetski ile zaman karşı yarıştığımız yan görevler de var. Hem oyunun ömrünü uzatan, hem de çeşitlilik sağlayan görevler olmuş bunlar da.
Attığınız adıma, atladığınız yere dikkat edin. Beklemediğiniz şeyler karşınıza çıkabilir
Far Cry 3'ün o kadar güzel doğa tasarımı var ki, görevden göreve koşarken bazen durup, etrafı izliyor, geziyorsunuz. Şu akarsuyun yanında ne var, şu tepenin arkasındaki manzara nasıl diye kendinize sormakla kalmıyor, keşfetmeye gidiyorsunuz ve bu sırada beklemediğiniz şeylerle karşılaşabiliyorsunuz. Teröristlerden söz etmiyorum. Örnek vermem gerekirse, çok güzel bir göl buldum ve içine atlamak istedim. Atlar atlamaz da bir timsah beni yedi. Hiç beklemiyordum bunu, çünkü önceki oyunlarda bu kadar fazla hayvan çeşidi yoktu. Ormanın derinliklerinde yol alırken bir yılan tarafından ısırıldım, denizde yüzerken köpek balığı saldırısına uğradım, bir keresinde de dağın zirvesinden etrafa bakarken büyük bir ayı saldırdı. "Burası benim, senin burada ne işin var" der gibiydi bana. Kısaca demek istediğim, tehlikenin şekli şemali hep farklı, ama tehlike her yerde. Ya da ben çok talihsizim!
Grafikler göz okşuyor
Kullanılan Dunia 2 motoru, görsel bir şölen oluşturmuş. Çevre tasarımları ve ışık efektleri tek kelimeyle muazzam. Karakter tasarımları da fena değil, ancak burada önemli olan, kendimizi bu adada hissedebilmemiz ve hissediyoruz da. Dağlar, tepeler, ağaçlar, otlar o kadar güzel resmedilmiş ki, şimdiye kadar gördüğüm en güzel doğa tasarımlarına sahip oyunlardan biri Far Cry 3. Oyunun PC sürümünde yer alan DX11 efektleri de ekstra güzellik sağlıyor, tabii güçlü bir sisteminiz varsa.
Fizikler konusunda kırpılmaya gidilmiş. İkinci oyunla mukayese edince, fiziksel etkileşimin daha az olduğuna kanaat getirdim. Seslendirmeler ve müzikler güzel. Karakterler arasındaki diyaloglar hoşuma gitti, konuşurlarken dikkat kesilin derim. Yapay zekaya gelecek olursam da, orta düzeyde diyebilirim. Kimi zaman attığını vuran, kimi zaman da burnunun ucundakini göremeyen düşman unsuruyla karşı karşıyayız. Bu tip bir oyunda çok da zeki düşmanlara gerek yok doğrusu, o sebeple böylesi iyidir.
Call of Duty, arkadaşlarını etkileyen kötü bir çocuk gibi
Far Cry 3'ü sadece senaryoyu takip etmezseniz, haftalarca oynayabilirsiniz. Üstelik sıkılarak değil, eğlenerek. Tabii senaryo modunun dışında Co-Op ve multiplayer oyun modları da var. Co-Op'dan kısaca söz edecek olursak, seride ilk kez dört gerçek oyunculu ortak oyuna izin veriliyor. Kullandıkları silahlardan karakter yapılarına kadar dört farklı karakter var ve olaylar, senaryo modunda yaşananların altı ay öncesinde geçiyor. Multiplayer kısmına baktığımızda ise, Call of Duty'nin son yıllarda kullandığı sistemin bir benzeri var Far Cry 3'te. Adam öldürdükçe tecrübe puanı kazanarak gelişim gösteriyoruz. Biz yükseldikçe kullanabileceğimiz silah ve araçlar da gelişiyor, ayrıca daha önce sahip olamadığımız silahları da elde edebiliyoruz. Hızlı koşma, iyi hedef alma gibi yetenekler de var tabii (Senaryo modundaki gibi)
Büyük haritalarda, güneş altında silahlı çatışmalara girmenin tadı da bir başka doğrusu. Düşünün, etrafta güzel bir kumsal, sıcak bir deniz var ve siz bunların keyfini süreceğinize canınızla uğraşıyorsunuz.
Adanın sonu
Far Cry 3, olmuş arkadaşlar. Far Cry 2'den iyi olmuş, Far Cry 1'i geride bırakabilecek düzeyde olmuş. Gerek grafikleri, gerekse sinematik oynanışıyla yılın en iyi FPS oyunlarından biriyle karşı karşıyayız. İlk ve ikinci oyundaki güzel özellikleri bu yeni oyunda toplayan yapımcılar, film gibi hazırlanan sahneler ve kamera açılarıyla harika bir sunum gerçekleştiriyor. Üzerine Co-Op ve multiplayer modları da eklediğimizde, daha ne isteyebiliriz ki!

İlgili Aramalar:Far cry 3 inceleme, Far cry 3 oyun içi resimler, Far cry 3 video, Far cry 3 full indir, Far cry 3 torrent indir, Far cry 3 alternatif indir

14 Kasım 2012 Çarşamba

Call of Duty: Black Ops 2 Oyun İnceleme

Oyun İncelemeleri
Gelecek karanlık! Treyarch imzalı Black Ops macerasında 2. perde aralanıyor. Call of Duty serisinde ilk defa bilimkurgu öğeleriyle işlenmiş bir dünyayla karşılaşacak; 1970 - 1980'ler Soğuk Savaş döneminde yaptığımız seçimlerin etkilerini 2025 yılında göreceğiz. Serinin vazgeçilmez unsurları multiplayer ve zombi modlarıysa cabası...

Popüler oyun siteleri Black Ops 2 için verdiği puanlar:


  • IGN: 10 üzerinden 9.3
  • Gamespot: 10 üzerinden 8
  • Joystiq: 5 üzerinden 4
  • GameTrailers: 10 üzerinden 9.4
  • Gameinformer: 10 üzerinden 8.5



  • İlgili Aramalar: call of duty black ops 2 inceleme, call of duty black ops 2 indir, call of duty black ops 2 görüntüler,Call of Duty: Black Ops 2,Call of Duty: Black Ops 2 İnceleme Puanı,Call of Duty: Black Ops 2 Sistem Gereksinimleri

    Copyright © EcanBlog - Güncel Teknoloji, Vizyona Giren Filmler, İnternet, Oyun | Powered by Blogger

    Design by Anders Noren | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com